Finans Piyasalarında Teknik Analizler

Tarih: 21 Şubat 2014

0

Finans Piyasalarında Teknik Analizler

Finans piyasaları günümüzün ekonomik konjonktürü göz önüne alındığında yatırım gerçekleştirmek için en etkin yatırım platformlarından bir tanesi olarak değerlendirilmektedir. Yatırımcılar finans piyasalarında gerçekleştirdikleri yatırımları aracılığı ile finansal güçlerini oldukça kısa vadelerde artırabilmekte, sermayelerini verimli bir şekilde değerlendirme fırsatına sahip olabilmektedirler.

Yatırımcılar finans piyasalarında belirli kriterler uyarınca yer almaları ve çeşitli forex analizleri ile varlıkların ilerleyen dönemdeki fiyat grafiklerini başarılı bir şekilde yorumlayabilmeleri durumunda, yüksek kar oranları elde edebilmekte, günümüz ekonomik koşulları içerisinde reel getiri anlamında sermayelerinden en yüksek şekilde verim alabilmektedirler.

Yatırımcıların forex piyasasında başarılı bir şekilde yer alabilmesinin öncelikli koşullarından bir tanesi de teknik analiz uygulamalarıdır. Yatırımcılar gerçekleştirdikleri teknik analiz uygulamaları ve kullanacakları teknik analiz araçları ile varlık fiyatlarının ilerleyen dönemdeki hareketlerini belirleyebilmekte, bu doğrultuda finans piyasalarında doğru pozisyonlarda yer alarak, finansal güçlerini artırma imkanına sahip olabilmektedirler. En doğru sonucun elde edilebilmesi için temel analiz yöntemleri ile birlikte yorumlanabilmeleri gerekir. Yani iki analiz yönteminden de elde edilen sonuçların birlikte yorumlanması geleceğe yönelik en doğru sonuçları vermektedir.

İlgili İçerik

Finans Piyasaları ve Temel Analizler

Teknik analizlerde daha çok varlıkların geçmiş fiyat bilgilerinden yararlanılmaktadır. Finans piyasalarında varlıkların fiyat grafikleri incelendiği zaman, teorik anlamda bir yapı oluşturulabilmekte ve belirli bir matematiksel alt yapı doğrultusunda, varlıkların belirli koşullar altında belirli fiyat hareketleri yaşayacağı yorumu gerçekleştirilebilmektedir.

Yatırımcıların yararlandığı teknik analiz uygulamalarını ve araçlarını incelersek;

Stokastik Osilatörü

Finans piyasalarında yatırımcılar tarafından sıkılıkla kullanılan ve trend oluşumlarının tespit edilebilmesini mümkün kılan stokastik osilatörü, çoğu yatırım uzmanı tarafından da işlevsel bir teknik analiz aracı olarak yorumlanmaktadır. Yatırımcılar stokastik osilatöründen doğruluk oranı yüksek sinyaller alabilmekte, bu doğrultuda piyasada doğru pozisyonlarda yer alabilmektedirler.

Stokastik osilatörü, %K ve %D olarak adlandırılan iki grafiğin birbirlerine ve piyasada genellikle 20 – 80 olarak belirlenen iki eşik seviyesine göre konumları uyarınca yorumlanır. %K grafiğinin %D grafiğini yukarıdan aşağıya doğru kestiği durumlarda, mevcut varlığın yükseliş trendine gireceği, %K grafiğinin, %D grafiğini aşağıdan yukarıya doğru kestiği durumlarda ise düşüş trendine gireceği yorumu gerçekleştirilebilmektedir.

Stokastik osilatörü aynı zamanda yatırımcılara piyasada oluşan aşırı alım satım durumları ile ilgili de başarılı bilgiler sunmaktadır. %K ve %D grafiklerinin üst eşik seviyesini geçtiği durumlarda piyasada aşırı alım durumunun oluştuğu, %K ve %D grafiklerinin alt eşik seviyesini geçtiği durumlarda ise, aşırı satış durumunun söz konusu olduğu yorumu yapılabilmekte, bu doğrultuda piyasada ters yönlü bir trend oluşumuna ilişkin sinyal alınabilmektedir.

Göreceli Güç Endeksi (RSI – Relative Strength Index)

Göreceli güç endeksi de formülize yapısı ve kullanılan verilerin stokastik osilatörü ile farklı olmasına karşın, sağladığı sinyallerin aynı paralellikte değerlendirilmesinin mümkün olduğu bir teknik analiz aracıdır. Yatırımcıların sıklıkla gerçekleştirdiği işlemlerde yararlandığı teknik analiz aracı, yatırımcılara varlıkların fiyat hareketleri ile oldukça başarılı sinyaller sunabilmekte, aşırı alım ve satım sinyalleri verebilmektedir.

Göreceli güç endeksi göstergesinde, piyasada genellikle 30 – 70 olarak belirlenen alt ve üst eşik seviyeleri bulunmaktadır. Yatırımcılar göreceli güç endeksi grafiğinin üst eşik seviyesini geçmesi durumunda, ilgili varlık üzerinde aşırı alım durumunun, grafiğin alt eşik seviyesinin altına inmesi durumunda ise, aşırı satım durumunun söz konusu olduğu yorumunu gerçekleştirebilmektedir.

RSI indikatörü aynı zamanda fiyat grafiği ile RSI grafiği arasında yaşanabilecek uyumsuzluk durumlarında da yatırımcılara başarılı sinyaller sağlayabilmektedir. İki grafik hareketleri incelendiği zaman fark edilebileceği üzere, genellikle benzer bir yapıyı ortaya koymaktadırlar. Yatırımcılar bu uyumun bozulduğu anlarda, RSI grafiğinin sergilediği fiyat hareketi yönünün, varlığın ilerleyen zaman periyodunda göstereceği fiyat hareketine ilişkin bir veri olarak değerlendirebilirler.

Hareketli Ortalamalar Grafikleri

Hareketli ortalamalar grafikleri finans piyasalarında yatırımcılar tarafından sıklıkla kullanılan ve oldukça başarılı sinyaller sunduğu belirtilebilecek bir başka önemli teknik analiz aracıdır. Hareketli ortalamalar grafikleri, birden fazla hesaplanma yöntemleri olmasına karşın, temelde varlıkların geçmiş dönem fiyat seviyelerinin belirli fonksiyonlar uyarınca ortalamalarının alınması ile, oluşturulmaktadırlar.

Finans piyasalarında varlıklar genellikle son dönemdeki fiyat seviyelerine ulaşma eğilimi göstermektedirler. Bu doğrultuda hareketli ortalamalar grafikleri yatırımcılara varlıkların ilerleyen dönemdeki fiyat hareketlerine ilişkin başarılı sinyaller verebilmektedir. hareketli ortalamalar grafikleri aynı zamanda kapsamlı pek çok teknik analiz aracının da bir parçası durumundadır.

Destek ve Direnç Seviyeleri

Daha önce de belirttiğimiz gibi finans piyasalarında varlıklar, teorik anlamda belirli fiyat hareketlerini tekrarlama eğilimindedir. Bu doğrultuda varlıkların, trend değişimi yaşadıkları fiyat seviyelerinden tekrar bir değişim yaşaması durumunun veya mevcut fiyat hareketinin bu seviyeden ivmeleneceği yorumunu gerçekleştirmek mümkündür. Bu noktada destek ve direnç seviyeleri son derece önemli olmakta, yatırımcılara hangi fiyat seviyelerinden işlem emri vermeleri, işlem emirlerini kapatmaları gerektiğine dair başarılı bilgiler sunabilmektedirler.

Yatırımcıların finans piyasalarında destek ve direnç seviyelerini belirlerlerken faydalandıkları başlıca teknik analiz araçları arasında, Fibonanci Dizileri ve Bollinger Bantları gösterilebilir. Bollinger Bandları belirli bir standart sapma değeri uyarınca belirlenen hareketli ortalama grafikleri olarak yorumlanabilirler. Yatırımcı tarafından belirlenen standart sapma değeri uyarınca grafiğin altında ve üstünde oluşan Bollinger Banları yatırımcıların varlıkların fiyat seviyelerini belirli bir bant aralığında değerlendirmesini mümkün kılmaktadır.

Fibonanci Dizileri ise varlık fiyatlarının belirli bir sistem dahilinde şekillendiği düşüncesine dayanmaktadır. Kullanılan bu yöntemde yatırımcı tarafından çizilen çapraz bir çizgi ile, Fibonanci dizilerinin hangi fiyat seviyesi aralığında ve hangi zaman periyodu uyarınca oluşacağı belirlenmektedir. Fibonanci dizilerinin oluşması için çizilen çizgide yatırımcılar tarafından başlangıç bitiş noktaları genellikle ilgili aralıktaki fiyat grafiğinin tepe ve dip noktaları olarak belirlenmektedir. Yatırımcılar oluşan seviyeler doğrultusunda destek ve direnç noktalarını belirleyebilmektedirler.

Forex piyasasında teknik analizler yatırımcıların başarı oranını artıran önemli bir kriter olarak ön plana çıkmaktadır. Yatırımcılar gerçekleştirecekleri teknik analiz uygulamaları ile varlıkların fiyat hareketlerine ilişkin başarılı sinyaller alabilmekte, bu doğrultuda sermayelerinden alacakları verimi önemli ölçüde artırma imkanına sahip olabilmektedirler.

Teknik analiz araçlarının başarılı sinyaller verebilmesinde öncelikli kriter olarak ise, teknik analiz araçları oluşturulurken yatırımcılar tarafından belirlenen parametrelerdir. Teknik analiz araçlarının belirlenen farklı parametreler uyarınca, farklı sinyaller verebildiği gözlemlenmekte, bu doğrultuda parametrelerin yatırımcıların yatırım stratejileri ve işlem modelleri uyarınca belirlenmesi, piyasada başarılı bir şekilde yer alınabilmesi adına son derece önemli bir kriter olarak ön plana çıkmaktadır.

Aynı zamanda teknik analiz yöntemleri yatırımcılara piyasadaki fiyat hareketleri ile ilgili oldukça başarılı sinyaller verebilmesine karşın, temel analiz yöntemleri ile birlikte yorumlanması durumunda, çok daha etkili sonuçlar doğurduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle yatırımcılar tarafından gerçekleştirilen işlemlere ilişkin iki analiz yönteminin birlikte kullanılması ve elde edilen sinyallerin paralellik göstermesi durumunda işlem emri verilmesi uygun bir yatırım modeli olarak yorumlanmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Kategori: Altın Analizleri, Forex Yatırımı



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa Dön ↑